Ana Sayfa Hakkımızda Yeni Üyelik Alışveriş Sepetim Müşteri Hizmetleri Yardım İletişim
ZAYIFLAMA SAĞLIK BAKIMEV - MUTFAKBEBEK-ÇOCUKDİYET PROGRAMLARIGÜZELLİK ÖNERİLERİİLETİŞİM

150 YTL ve Üzeri Alışverişlerde
KARGO BEDAVA !

Fırsatları Kaçırmayın!
KAMPANYALI ÜRÜNLER

Ucuzluktan Yararlanın
İNDİRİMLİ ÜRÜNLER
Keyifli Alışverişler!
ALIŞVERİŞ SEPETİM
Tüm Sorularınız İçin Online Destek Hattından yardım Alabilirsiniz.
Ana Sayfa  |  Alışveriş Sepetim |  Yeni Üyelik | Hakkımızda  Yardım |  İletişim 
Hakkımızda

Güzellik Önerileri

 

 

ÇATLAKLARI ÖNLEME

Çatlak, cildinizin gerilmesine neden olan elastik fiberlerin zarar görmesi sonucu meydana gelen cildinizde yer alan yara izlerine verilen terimdir. Çatlaklar pek çok bayanda bulunmaktadır.

Cilt renginize bağlı olarak çatlaklar pembe olarak başlar, kırmızı kahve, kahverengi ya da koyu kahve çizgiler halinde değişebilir. Zamanla rengi daha da açılarak cildinizin renginden daha açık, gümüş rengine dönebilir.

Vücudunuzun her yerinde olabilir, genelde kalça, göğüs ve basen bölgesinde görülür.

Çatlakların oluşması tamamıyla genetiktir. Cildinizin elastikiyet durumu ile de alakalıdır.

Pek çok kadın, çatlakların oluşumunu engellemek için farklı losyon, krem ve yağlar kullanmaktadır. Bu ürünler cildinizi yumuşatır ve yatıştırır. Yeni bazı medikal araştırmalar bazı çok özel kremlerin çatlak görünümünü azalttığını göstermiştir. Hamilelik döneminde ve emzirme sırasında bu yağlar uygulanmamalıdır.

Lazer tedavisi çatlakların görünümünü azaltmaya yardımcı olur. Genelde bir tip, koyu renkteki çatlakların rengini yok eder; diğeri ise çatlakların içinde yer alan pigment yapıcı hücrelerin üretimini düzenler.

Daha yeni bir lazer tedavisi uygulaması vardır. Bu vücudun kolajen üretmesine yardımcı olurken cildin elastikiyetini korumasını sağlar. Bu gerçekten oldukça ciddi ve pahalı bir yoldur. Karar vermeden önce mutlaka bir cilt doktoru ile görüşmeniz gerekmektedir.

Çatlaklarınızı önlemek için kullanabileceğiniz Kremleri Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

BAYANLARDA GÖĞÜS BAKIMI

Avuç içlerinizi göğsünüzün üstüne koyup sağ elinizi saat yönünde, sol elinizi de tam ters yönde çevirerek göğüslerinizi ovun

Boynunuza yani nefes borusunun olduğu yere yapacağınız masaj troid bezlerinin çalışmasını ve troid salgınızı etkileyerek göğüsleri geliştirir.

Elinize bir havlu alıp çamaşır sıkar gibi bükün. Bu hareketi ilk gün  20 defa yapın. Daha sonra her gün  10 ar 10 ar arttırarak 100 e kadar çıkın.

Özellikle göğüslerinize yaptığınız masajı sık sık uygulayın. Hatta bu masajı göğüs güzelliği için özel olarak satılan jeller ve kremlerle yaparsanız istediğiniz güzel göğüslere daha rahat kavuşursunuz.

Göğüs masajı yaparken kullanılan Kremleri Görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

Sigara İçenler İçİn Cİlt BakImI Önerİlerİ

Sigara cildimizin kara sarı bir görünüm almasına neden olur. Bunu engellemek için; Yatmadan önce 1 armudun suyunu sıkıp yüzünüze iyice yedirin. Bu cildinizin normal cilt rengini almasına yardımcı olur. Kestane balı ciğerlerinizin ve nefes yolarınızın temizlenmesine yardımcı olur. Olgun yarım avokadoyu, 2 tatlı kaşığı bal ve yarım limon karıştırın. Ve yüzünüze uygulayın. 1 saat bekletin. Özellikle göz çevresine uygulayın. Sigaranın etkisiyle oluşan kırışıklıkların oluşmasını engeller.

Cilde Ani Gerginlik Veren Maske

1 saat sonra önemli bir randevunuz var ve siz cildinizin ışıl ışıl, gergin görünmesini istiyorsunuz.

İşte çaresi: 1 çay kaşığı yaş maya ve 1 çay kaşığı süt hepsi bu. İyice karıştırıp göz ve dudak çevreniz hariç yüzünüze sürün. Yarım saat sonra cildinizi bol ılık su ile durulayın.

Sürekli Cilt Güzelliğine sahip olmak için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

DİŞLERİN RENKLEŞMESİ

 

Dış kaynaklı renkleşmede boyar madde rengi ile dişteki renkleşme benzerdir. Yiyeceklerin ve içeceklerin de boyar maddeleri direk olarak diş yüzeyine tutunabilir. Bu durumda ağza alınan yiyecek ile renkleşme benzer renktedir. Bu gıdaların içindeki boyarmadde çoğunlukla taninindir. Burada iyon yer değişimi mekanizması işlemektedir. Buna N1 tip renkleşme denir.

Pigmentli maddeler pelikıla bağlanır ve daha sonra rengi değişirse buna N2 tip renkleşme denir. Dişin dişetine yakın bölgelerdeki sarımsı renkleşmeler ile yaşla birlikte kahverengi pelikıl oluşumu bu şekilde olmaktadır. Renkleşme sürekli pelikıl oluşumu ve pelikıl proteinlerinin denaturasyonu şeklindeki modifikasyonu ile olmaktadır.

Renksiz maddelerin diş yüzeyine bağlanması ve buradaki kimyasal değişim sonucu renkleşmeye neden olması N3 tip renkleşmeleri oluşturmaktadır. Klorheksidin gargara renkleşmesi, kalay fluorid renkleşmesi bu grup içindedir. Yüksek miktarda karbonhidrat ve şeker içeren elma, patates gibi yiyecekler bu şekilde kahverengi renkleşme yaparlar.

Dış kaynaklı renkleşmelerin en önemli nedeni, boyar madde içeren yiyecek ve çay, kahve, kola gibi içeceklerin sık alınmasıdır. Bu şekilde mine yüzeyinde açık kahverengi-siyah renkleşmeler görülür. Sigara, sigar, pipo kullanımı ile daha çok servikal bölgelerde sarımsı kahverengiden siyaha kadar oluşabilen renkleşmeler oluşabilir. Tütün çiğnenmesi ise minedeki mikro çatlaklarda koyu renk oluşumuna ve yumuşak doku hasarlarına neden olur.

Bazen dişler sürmeden önce renkleşebilirler. Boyar maddeler diş yapısını etkilemişlerdir ve bu renkleşmeler iç renkleşmelerdir. İç renkleşmeler dişlerin gelişimi sırasında alınan tetrasiklin, fluorür gibi bazı ilaçlardan, diş gelişimi döneminde geçirilen ateşli çocuk hastalıkları, eritroblastosis fötalis, porfiria gibi yoğun pigment oluşumuna yol açan hastalıklardan ya da genetik hastalıklardan kaynaklanabilir.

Dişinizin inci gibi beyaz olmasını istiyorsanız LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

ŞİFALI ÇAYLAR

 

Çoğu ilacın temelinde bulunan bitkilerin çaylarının da birer şifa kaynağı olduğunu bilinmektedir. Doğada birçok bitkiden şifalı çaylar elde edilebileceğini de biliyoruz.

Bitki çayı hazırlarken:

Bitki çayı hazırlarken özellikle taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı. Birçok hastalıkta klorun zararlı olduğu bilinmektedir. Suyunuzu kaynattıktan sonra bir iki dakika dinlendirin. Porselen bir demliğe önce çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine gerekli miktarda su ekleyin. Çayın demlenmesi için 2–5 dakika yeterlidir.

Şifalı çay elde edilen şifalı bitkilerden bazıları şunlar:

Ihlamur: Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın. Çünkü uzun süre kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan çok zarar verebilir.

Yogi Çayı: Hintli yogilerin içtiği baharatlı bir çay. Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı. Ayurvedik bir çay yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor. Bu çayı hazırlamak için ufak bir tencereye bir parça kabuk tarçın, 4–5 kakule tanesi, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 4–5 adet tane karabiber koyun. Üzerine 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika kadar kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah çay ekleyip biraz demlendirip süzün. Dilerseniz sütle karıştırıp için.

Isırgan: Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelir. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık ve idrar yolları taşları karşı günde 3–4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır.

Isırgan Çayını görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Biberiye: Bu güzel kokulu bitkinin kullanılmadığı hastalık yok gibi. Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşı kullanıldığı gibi ağır yemeklerden sonra içildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca bronşit, öksürük, migren, gastrit, başağrısı, ağrılı adet, düşük tansiyon, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarında da kullanılır. Hoş bir tat vermesi açısından biberiye çayına bir parça da kabuk tarçın atabilirsiniz.

Biberiye Çayını görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Rezene: Rezene çayı özellikle gaz ve kramp ağrılarında, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. Özellikle bebeklerin gazlı olduğu zamanlarda sık başvurulan bir ilaçtır rezene çayı. Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı sırasında rezene çayı yararlıdır. Listeyi uzatmak mümkün: Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi birçok durumda rezene çayına başvurabiliriz.

Rezene Çayını görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Hindiba: Hem salatalarda, hem de haşlanarak zeytinyağı ve limon ilavesiyle kullanılabilen hindiba iyi bir idrar söktürücüdür. Karaciğer hastalarının, romatizmalıların ve şeker hastalarının sofralarının başköşesine oturtması gereken otlardan biridir hindiba ve bunlardan başka bağırsakları yumuşatır, müzmin romatizma, gut, böbrek ve safra kesesi hastalıklarında yararlıdır. Hindiba köklerinden yapılan kahve iyi bir iştah açıcıdır. Romatizma hastaları ilkbahar ve sonbaharda 4–6 hafta arası sabah ve akşam hindiba çayı içerek kür yapabilirler ve faydasını da hızla görürler. Hindiba çayı hazırlamak için kişi başına 1–2 tatlı kaşığı doğranmış hindiba kullanılır.

Nane: Nane çayı, mide ve bağırsak gazlarında, bulantı ve kalp çarpıntısında içilir. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karın ağrısı, ishal, safra kesesi taşı, baş ağrısı, migren, sinüzit, diş ağrısı, halsizlik, bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici özelliği olan nane, nefes darlığında da şöyle kullanılabilir: Bir tülbendin üzerine bal konur, üzerine taze veya kuru nane yaprakları serpilir ve yatmadan önce göğüs üzerine bağlanır, sabaha kadar bırakılır.

Kekik: Kekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Kekik yağından elde edilen timol birçok ilaçta, hatta ameliyatlarda yara temizlemek için kullanılıyor. Eski zamanlarda salgın hastalıklarda kullanılan kekik günümüzde de grip salgınlarında bol bol kullanılmalı. Ve boğmaca olana, öksürene, bronşite yakalanana, midesi rahatsız olana, ishal olana, adet sancısı çekene kekik çayı içirmeli. Böcek sokmalarında deriye sürülerek kullanılan kekik, cilt hastalıklarında da banyo suyuna atılarak kullanılabiliyor.

Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbında 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca farenjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar.

Zencefil Çayını görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Adaçayı: Kızılderililerin kutsal bitkisi sayılan adaçayı, Akdeniz yöresinde bol bol yetişir. Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz.

Adaçayı Çayını görmek için LÜTFEN TIKLAYINIZ!

Elma: Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikâyet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, baş ağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Alışveriş Sepetim
Ana Sayfa  |  Alışveriş Sepetim |  Yeni Üyelik | Hakkımızda  Yardım |  İletişim 
Ana Sayfa Hakkımızda Yeni Üyelik Alışveriş Sepetim Müşteri Hizmetleri Yardım İletişim
Rma Dış Ticaret Ltd. 4307 Sok. No:12/3 Gediz Kavşağı Karabağlar Konak/ İZMİR 0232 2379091
Bu sitede HemenAl E-Ticaret Yazılımı kullanılmaktadır.